Özel Arama

7/4/2009

Şebnem Ferah Biyografisi

Tarih 12 Nisan 1972′de Yalova’da dünyaya gelen kız çocuğu geleceğini bilmeden hayatın kollarına bırakmıştı kendini. Evin üçüncü ve en küçüğü olarak önce emekledi, sonra koştu. Her geçen gün yeni bir şey öğrendiği dünyadan hep yanında olan ve yanında olacak olan müziği öğrenmeye, anlamaya ve üretmeye başlayacaktı. Daha 5-6 yaşlarındaydı ve müzik çoktan hayatını ele geçirmişti. Babasının aldığı ilk müzik aleti olan keyboardla çalmaya başlar. Duyduğu melodileri çalarak kendini geliştirir.

 

İlkokul yıllarında solfej ve mandolin derslerine başlar Şebnem Ferah. Bunu okul orkestrasında solistlik takip eder. Ortaokulu Bursa Koleji’nde, liseyi ise yatılı bir okul olan Bursa Namık Sözeri Lisesi’nde okudu. Okulu sosyal faaliyetler açısında zayıf olduğu için dersleri dışında zaman geçirebileceği iyi bir arkadaşa ihtiyacı vardı. İşte o dönemde müzik bir vazgeçilmez oldu ve Şebnem Ferah kendi ayakları üstünde durmayı öğrendi ve kendimi tanımak için yeterince fırsata sahip oldu.

Şebnem Ferah’ın müzik serüveni okul orkestralarından sonra katıldığı gruplarda devam etti. “Gitarda çalabilsem keşke…” diyerek gitar derslerine başladı. Lise yıllarında ilk olarak “Pegasus” adlı bir grupta solist olarak yer aldı. Ancak hep bir bayan rock grubunun hayalini kurdu. Bu arada Bursa’da yapılan rock festivallerinde konserler verdi. 80′lerin ortasında Sedat abisiyle tanıştı. Ve 1988 yılında, 16 yaşında hayalini Türkiye’nin ilk bayan rock grubu “Volvox” ile gerçekleştirdi.

ODTÜ Ekonomi Bölümü’nü kazanan Şebnem Ferah ablası ile birlikte Ankara’ya taşındı. Özlem Tekin ile bu yıllarda tanıştı ve onu da Volvox‘a kattı. Grup üyeleri İstanbul’da olduğu için 1,5 yıllık bir zaman diliminde hiç çalışma yapamadılar. Ancak Şebnem Ferah sabahları okuluna gidiyor; akşamları eve geldiğinde her gün sevdiği bir albümü etüt ediyordu. Bu en az 4 saatini alıyordu ve ders çalışacak zamanı kalmıyordu. İlk yılında güzel bir ortalamaya sahipti. İkinci senesinde okulunun müzik hayatına engel olduğu düşüncesine kapıldı. Ve bir gece bir karar verdi. İstanbul’a gidip arkadaşlarıyla müzik yapacaktı. Karar verebilmesine rağmen bir problemi vardı. Annesini ikna edebileceğini biliyordu ancak babasının otoritesini nasıl aşacaktı. Aynı hafta sonu düşüncelerini anne ve babasına açtı. Babası o kadar tatlı ve değerli bir insandı ki “İnsan ancak çok sevdiği şeyleri yaparsa mutlu ve başarılı olur…” deyip Şebnem Ferah’a belkide hayatının en değerli dersini verdi…

 

İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’ne kaydolan Şebnem Ferah yeniden Volvox’la bir aradaydı. Sayısı her geçen gün artan rock barlarda sahne almaya başladılar. Kendine İstanbul’da bir ev tutan Şebnem Ferah çok mutluydu. 1992-94 yılları arası oldukça verimli işlere imza atmış olan grup 1.Rock Station Festivalinden sonra İngilizce Parçalardan oluşan bir demo kaydederler fakat Hiçbir plak şirketi bu demoyu çıkarmaz.

Küçük yaşta kurulan Volvox’un üyeleri artık hayatlarına farklı yollarda devam etmek istiyorlardı. Her biri hayatına yeni bir yön verdi. Müziğe devam edenler ve yeni bir sayfada yola devam edenler oldu. Bu durumda dağılan Volvox’tan sonra Şebnem Ferah çalışmalarına tek olarak devam edecekti.
Rahmetli Onno tunç ve Sezen Aksu’nun keşfi sonucu underground bir ortamdan daha ferah bir ortama kavuştu. Yine Sezen Aksu ve Onno Tunç’tan gelen bir teklif sonucu albüm çalışmalarına başlamış oldu Şebnem Ferah. Bu arada Sezen Aksu, Tarkan ve Sertab Erener’in albümlerinde vokalistlik yaptı.

Evine kapanıp şarkılarını tamamlayan Şebnem Ferah, 15 Kasım 1996 Cumartesi günü ilk solo albümü KADIN‘ı müzikseverlerin beğenisine sundu. KADIN albümü; müzikal açıdan birçok ilki bünyesinde barındırıyordu. İlk videosunu “Vazgeçtim Dünyadan” adlı parçaya çeken Şebnem Ferah, rock piyasasını yeni bir döneme soktu. Ve belkide tüm dizginleri eline aldı. Kaset ve cd satışlarıyla döneme damgasını vuran Şebnem Ferah Video klibiyle Müzik listelerinde çok uzun süre liderliğini sürdürdü. Daha sonra “Yağmurlar“, “Bu Aşk Fazla Sana” ve “Fırtına” isimli parçalara klip çekti.

İlk olarak 4 Nisan 1997′de İzmir Ege Üniversitesi’nde yaklaşık 6000 kişinin önünde unutulmayacak bir konser verdi. Bu konserden sonra Türkiye’nin çeşitli yerlerinde hayranlarıyla buluşmaya devam etti. Zaten sahne performansı açısından tecrübeli sayılabilecek durumdaydı Şebnem Ferah.

Yaşadığı çok büyük acılarda oldu hayatında. 1998 senesinde ablası Aycan Ferah’ı kaybetti. Ama yılmadı, yeni şarkılar yaptı. Yaptığı şarkılar ARTIK KISA CÜMLELER KURUYORUM ve PERDELER albümlerini oluşturacaktı.

Üzüntülü dönemi atlatıp 2,5 yıl sonra 24 Haziran 1999 Perşembe günü ikinci albümün ilk klibi “Bugün” müzik kanallarında gösterilmeye başlandı. Ve Haziran ayının 30′u Çarşamba günü ARTIK KISA CÜMLELER KURUYORUM albümü piyasadaydı artık. İkinci klibini Hakan Yonat yönetmenliğinde Artık Kısa Cümleler Kuruyorum için yapan Şebnem Ferah’ın albümünde samimi ve yaşamı sorgulayan sözlerin üzerine sarılmış etkileyici melodiler dikkat çekti.

İlk ve ikinci albümünde İskender Paydaş ve Pentegram ile çalışan Şebnem Ferah popüler olmak yerine ilk albümüyle tanıştığı, ilişki kurduğu dinleyicileriyle büyüyecekti. Bu tavrı sayesinde Şebnem Ferah zamanla kendi kitlesini oluşturdu. O sadece sevdiği işi yapmak niyetindeydi. Dinleyenlerin beklentileri için çaba sarf ederken aynı zamanda kendi özgürlüklerinin bununla kısıtlanmaması için uğraşıyordu. İçinden geleni yapıyordu ve tüm sonuçlarına hazırdı. Şebnem Ferah ülkemizdeki müzik endüstrisinin genel gerekliliklerinden farklı hatta aykırı yapısı; aynı zamanda besteciliği ve şarkıcılığı, yine zaman içinde sayısız başarılara imza atan ünlü prodüktör Arif Mardin’in bile dikkatini çekecekti; bu gibi şeylerde Şebnem Ferah’a Hiçbir şeyle kıyaslanmayacak kadar büyük mutluluk verecekti. Çünkü o; manevi olarak tatmin olmadığı zaman gerisiyle hiç ilgilenmiyordu, ancak içi rahatsa kendini başarılı hissediyordu.

 

Yakından takip edenler bilecektir; hayat Şebnem Ferah’a o yıllarda ağır tecrübeler de yaşattı. 1999 yılında meydana gelen 17 Ağustos depreminde babası Ali Ferah’ı yitirdi. Acılarını hafifletmek ve yeni şarkılar üretmek için müziğe daha sıkı sarılarak, “Öldürmeyen acı güçlendirir…” diyerek yoluna devam edecekti. Ancak biraz yorgun olduğunu fark edip her şeye bir süre için ara verdi. Durdu. Olanı biteni idrak edip sindirmeye çalıştı.

Böylece 3 Ekim 2001 tarihinde PERDELER adı altında üçüncü albümünü çıkardı ve yine büyük ilgi topladı. Bu albümde Şebnem Ferah, İskender Paydaş ve Pentegram üyeleriyle değil sahneyi paylaştığı arkadaşlarıyla çalmayı tercih etmişti. Bu albümden ilk video “Perdeler” şarkısına geldi. Perdelerden kısa bir süre sonra ekranda “Sigara” şarkısı boy göstermeye başladı. Ayrıca bu albümde Apocalyptica ile çalışan ilk Türk sanatçısı ünvanını aldı.

Zaman geçti… Şebnem Ferah yeniden gitarını aldı ve yeni şarkılar şarkılar yazdı. Stüdyoya girip bu şarkıları arkadaşlarıyla kaydetti. 12 Mayıs 2003 Pazartesi günü yeni albümün ilk videosu “Ben Şarkımı Söylerken” renkli camda boy göstermeye başladı. Albümün adını KELİMELER YETSE koymuştu ve albüm 15 Mayıs günü dinleyicilere sunuldu. 17 Haziran’da İlgi Özdikmenli ile Yağmur adlı parçada düet yaptı. Bu onların dostluklarına büyük yarar sağladı. Daha sonra Şebnem Ferah İlgi Özdikmenli ile bir albüm yayınladı.

Artık daha sağlam daha cesur hissediyordu. Heyecanını, inancını kaybetmeden müzik yapmaya devam edebildiği için kendini şanslı hissediyordu. Müziğin; müzisyenler ve dinleyiciler arasında bir çeşit AŞK ilişkisi olduğuna inanıp; aşkını taze tutmaya çalışan bir sevgili gibi hissediyordu… Tutku dolu, değer veren…

Bu albümle yeniden müzik dünyasının gündemine oturmayı başardı. Birçok röportaj verdi, televizyon programlarına katılacağı yoğun bir döneme girdi. Bu dönemde albümden Mayın Tarlası ve Gözlerimin Altındaki Çizgiler şarkılarına da klip çekti. Türkiye’nin birçok yerinde konserler verdi.
2005 yılının Mart ayında bir yıldır üstünde çalıştığı şarkılarını kaydetmek için önceki iki albümünde de olduğu gibi müzisyen arkadaşları Ozan Tügen, Metin Türkcan, Buket Doran ve Aykan İlkan ile beraber stüdyoya giren Şebnem Ferah 5 Temmuz 2005 Salı günü, Tarkan Gözübüyük prodüktörlüğünde 5. stüdyo albümü CAN KIRIKLARI ile yeniden müzik piyasasını yerinden oynattı. CAN KIRIKLARI adlı bu albüm ismini; aynı adlı kitabın yazarı Karin Karakaşlı’nın Şebnem Ferah’a bu kitabı hediye olarak göndermesi ve Şebnem Ferah’ın da bu isimden daha ilk anda etkilenip yazdığı aynı isimli şarkıdan (kitabın yazarı Karin Karakaşlı’nın özel izni ve bilgisine başvurularak) aldı. İlk klibini de albümle aynı adı taşıyan Can kırıkları şarkısına çekti. Son albümlerine oranla daha sert sounduyla dikkat çeken bir albüm oldu. Şebnem Ferah Temmuz 2005 günü Parkorman’da gerçekleşen gala konseriyle yeniden dinleyicileriyle buluştu ve yeni albüm konserleri bu albümle başlamış oldu. Kısa bir süre içinde alümün ikinci klibi Çakıl Taşları’na geldi. Yaklaşık 1 yıl sonunda Hoşçakal’a video klip çekildiği haberleri duyuldu ancak klibin yayınlanmayacağı açıklandı ve yayın yasağı getirildi. Bir müddet sonra televizyonlarda gösterilmeye başlayan Ferhat Göçer’in Cennet şarkısına çektiği klip Hoşçakal’ın iptal edilmesi sonucunda çıktığı akıllarda kaldı.

10 Mart 2007 tarihinde Bostancı Gösteri merkezi’nde Orhan Şallıel yönetimindeki “Istanbul Symphonic Project” orkestrası eşliğinde vermiş olduğu konserin DVD’si ve iki CD’den oluşan performans albümü 7 Eylül 2007 tarihinde satışa sunulmuştur.

Konser DVD’sinin piyasaya çıkmasının ardından yeni albüm için gün saymaya başladı. “Koçfest turnesinin ardından Amerika’da küçük bir tatil yapacağım ve onun ardından dönüp yeni albüm için hazırlıklara başlayacağım” diyen Şebnem Ferah’ın hayranları şimdilerde yeni albümün çıkmasını dört gözle beklemekteler.

Albümlerinin dışında da Şebnem Ferah’ı pek çok farklı çalışmada görmek mümkündür. Kimi şarkıcılara geri vokalleriyle, kimileriyle düet yaparak onlara eşlik etmiştir. Bunun yanı sıra birçok sanatçıyla beraber yardım konserleri vererek pek çok faaliyette bulunmuştur. Bülent Ortaçgil’e saygı albümünde bir Bülent Ortaçgil klasiği olan “Değirmenler” şarkısını da yorumlamıştır. Daha önce Sezen Aksu’nun seslendirmiş olduğu Ünzile’yi Onno Tunç’a saygı albümünde kendi yorumuyla tekrar müzikseverlere sunmuştur…

Little Mermaid” (Küçük Denizkızı) adlı çizgi filmde seslendirme yapmış ve soundtrackinde bulunan “O Dünyada” isimli şarkıyı seslendirmiştir. Toprak Sergen ve Aydan Şener’in filmde ise, söz ve müziği Demir Demirkan’a ait olan “Ay Işığında Saklıdır” adlı şarkıyı seslendirmiştir. Ayrıca bir ara Akbank’ın reklam müziğini de seslendirmiştir. Bir zamanlar Pepsi’ninde reklam müziği olan “Daha Fazlasını İste” şarkısını da Kenan Doğulu ile birlikte seslendirmiştir.

Şebnem Ferah müzik çalışmalarından arda kalan zamanlarda kitap okumayı, yazmayı, film seyretmeyi, arkadaşlarıyla ve ailesiyle bir araya gelmeyi, seyahat etmeyi ve Play Station oynamayı seviyor.

7/4/2009

Mor ve Ötesi Biyografisi

Mor ve Ötesi 1995 yılının Ocak ayında Kerem Kabadayı (davul), Harun Tekin (vokal/gitar), Derin Esmer (vokal/gitar) ve Alper Tekin (bas) tarafından kuruldu. Kendi bestelerinden oluşan ilk albümünü aynı yılın Ağustos ayında Stüdyo Spectrum’da kaydeden grup, 1996′nın ocak ayında çalışmaya son halini verdi ve Şehir, 1996 Haziran’ında piyasaya çıktı. Grubun ilk video klibi “Yalnız Şarkı”, farklı tarzıyla ilgi çekti.

 

1997 yılı grup adına önemli gelişmelere sahne oldu. İstanbul dışındaki ilk konserini ODTÜ’de veren mor ve ötesi’nde ilk eleman değişikliği de bu yıl gerçekleşti ve Burak Güven, Alper Tekin’in yerine gruba dahil oldu. Şubat 1998′den itibaren İstanbul’un kült mekanlarından Captain Hook’ta düzenli olarak çalmaya başlayan mor ve ötesi, bir yandan da yeni albümünü hazırlıyordu. Ada Müzik Stüdyosu’nda Volkan Gürkan’la beraber kaydedilen Bırak Zaman Aksın’ın ardından Derin Esmer gruptan ayrılırken, Kerem Özyeğen gruba katıldı. Albüm 1999′un Mart ayında Ada Müzik tarafından yayımlandı.

1999 yılının Ağustos ayına gelindiğinde grup bir Bülent Ortaçgil bestesi olan “Sen Varsın” üzerinde çalışıyordu. O günlerde gelen 17 Ağustos depremi, grubu derinden etkiledi ve bir süre duraklattı.

2000 yılının başlarında mor ve ötesi ülke çapındaki nükleer enerji karşıtı kampanyaya çeşitli konser ve aktivitelerle destek verdi. Temmuz ayında grubun “Sen Varsın” ile katıldığı Şarkılar Bir Oyundur adlı Bülent Ortaçgil’e saygı albümü yayımlandı. mor ve ötesi üçüncü albümünün kayıtlarına girmeden önceki en önemli performansını 9 Aralık’ta İstanbul’da Placebo’nun ön grubu olarak gerçekleştirdi. Aynı ay içinde, üçüncü albüm Gül Kendine’nin kayıtları, yine Volkan Gürkan prodüktörlüğünde Ada Müzik stüdyosunda başladı ve albüm bir sene sonra piyasaya çıktı.

Mor ve Ötesi - Bir Derdim Var

 

2002′nin Nisan ayında mor ve ötesi İzmir, Denizli, Bursa, Adana, Antalya ve Antakya’yı kapsayan ilk Türkiye turnesine çıktı. 2 Temmuz 2002 akşamı İstanbul’da yapılan H2000 festivalinde mor ve ötesi o döneme kadarki en başarılı konserlerinden birini verdi. Çeşitli basın ve yayın organlarınca görsel-işitsel yapısı büyük övgü alan bu performansa yaklaşık beş bin kişi tanıklık etti.

 

2003 yılında mor ve ötesi’nin bestelediği, Aylin Aslım, Athena, Bülent Ortaçgil, Feridun Düzağaç, Koray Candemir, Nejat Yavaşoğulları ve Vega ile birlikte seslendirdiği “Savaşa Hiç Gerek Yok” adlı şarkı, savaş karşıtı hareketin marşlarından biri oldu ve 1 Mart 2003 günü Ankara’da yüz bin kişiyle birlikte söylendi.

2003 Mayıs’ında mor ve ötesi Yaz isimli bir single çıkardı. Bu yayımda yer alan Şehrazat bestesi “Yaz Yaz Yaz” şarkısının damgasını vurduğu yaz aylarında grup on yedi kenti kapsayan bir turne gerçekleştirdi. Sonbaharla birlikte dördüncü albüm çalışmalarına hız veren mor ve ötesi, bir yandan da Çağan Irmak’ın Mustafa Hakkında Herşey filminin müziklerini hazırladı.

 

Ocak 2004′te Dünya Yalan Söylüyor için Tarkan Gözübüyük prodüktörlüğünde stüdyoya girildi ve albüm nisan ayı sonunda yayımlandı. İlk single “Cambaz” radyo ve televizyonlarda büyük ses getirirken, bugüne kadar Türk rock sahnesinde emsali gorülmemiş bir başarının habercisi oluyordu. Fikret Kızılok’un “Sevda Çiçeği” adlı şarkısına grubun getirdiği yorum albümün başarısını perçinlerken, Mustafa Hakkında Herşey filminde de yer alan, albümdeki üçüncü single olan “Bir Derdim Var”, Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde ‘En İyi Film Şarkısı’ seçilerek Altın Portakal ödülünü aldı ve hem dinleyiciler hem de müzik otoriteleri tarafından yılın şarkısı olarak değerlendirildi. Çeyrek milyonluk bir satış yakalayan Dünya Yalan Söylüyor, yayımlanışından iki buçuk yıl sonra Blue Jean dergisi tarafından ‘Tüm Zamanların En İyi Türkçe Rock Albümü’, Billboard dergisi tarafından da ‘Son On Yılın En İyi İkinci Türkçe Rock Albümü’ seçilecekti. Bu başarıyı, oldukça yoğun ve kapsamlı bir konser ve turne trafiğiyle destekleyen grup, müziğini yurt çapında büyük kitlelerle paylaşma şansı buldu.

 

Fırtına gibi geçen 2005 yılı sonlarında beşinci albümünün provaları için stüdyoya kapanan grup, şubat-nisan ayları arasında kayıt ve miksleri tamamlayıp, prodüktörlüğünü yine Tarkan Gözübüyük’ün üstlendiği, miksleri Chris Sheldon tarafından Londra’da Assault & Battery stüdyolarında gerçekleştirilen Büyük Düşler’i 9 Mayıs 2006′da çıkardı. Albümün çıktığı gün kapsamlı bir Anadolu turnesine çıkan grup, yaz aylarını yüksek profilli birkaç İstanbul konseri ile nispeten sessiz ve sakin geçirdi. Bu konserler arasında haziran ayında Morrissey ile yapılan One Love Festival ile, Mercan Dede, Şebnem Ferah ve Bauhaus grubunun efsanevi solisti Peter Murphy‘nin misafir olarak katıldığı Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’ndaki iki buçuk saatlik performans unutulmayacak konserler olarak öne çıktı. Dünya Yalan Söylüyor’a nazaran daha içe dönük ve kişisel bir albüm olarak nitelendirilen Büyük Düşler’den ilk single ve video “Şirket” oldu. Plak şirketi Pasaj’ın işlevselliğini yitirmesi ile grup, bu albümün tüm haklarını da alarak kendi plak şirketi Rakun’a transfer oldu ve ikinci video “Küçük Sevgilim” yayımlandı. Albüm yıl sonunda RollingStone ve Blue Jean dergileri tarafından sırasıyla ‘Yılın En İyi Albümü’ ve ‘Yılın En İyi Rock Albümü’ seçildi. Bu albümün üçüncü ve son video klibi “Ayıp Olmaz Mı?”nın olurken, “Parti” de bir e-klip ile taçlandırıldı.

Mor ve Ötesi - Küçük Sevgilim

 

Grubun ünlü müzik adamı Onno Tunç adına yaratılan bir anma albümünde yer almak üzere yorumladığı “1945″ şarkısı CD olarak Kolaj isimli plak şirketince Mayıs 2007’de yayımlandı ve müzik çevrelerinde büyük beğeni kazandı. Aynı ay içinde, İstanbul Ghetto’da ‘mor ve ötesi ile bir gece – akustik’ adıyla verilen özel konser, MTV Türkiye tarafından canlı olarak kaydedildi ve kanalın bu alandaki ilk çalışması olarak yayımlandı. Bu konserden dört şarkının canlı kayıtları, RollingStone dergisinin Şubat 2008 sayısında ilk Rakun promosyon CD’sinde şirketin diğer sanatçılarının eserleriyle birlikte yer aldı. Ağustos ayını altı ayaklı bir Ege, Kasım ayını da dokuz ayaklı, çok başarılı ve yüksek katılımlı bir Almanya turnesi ile geçiren grup seneyi TRT tarafından önerilen Eurovision 2008 temsilciliği ile noktaladı. Eurovision şarkısı “Deli”yi Tarkan Gözübüyük ile birlikte hazırlayıp şubat ortasında duyuran mor ve ötesi, şarkının video klibi için Ezel Akay, Eurovision fotoğrafları için Okan Bayülgen, kostümler için Ümit Ünal ve genel koreografi için Beyhan Murphy gibi isimlerle çalıştı. Powerturk televizyonu tarafından düzenlenen Müzik Ödülleri 2008′de ‘Yılın En İyi Grubu’ seçildi.

Eurovision sonrası çalışmalarına hız veren grup, 26 Kasım 2008′de “Başıbozuk” isimli albümü çıkarttı. Eurovicion içi kaydedilen iç şarkı “Deli, İddia ve Sonbahar” ın yanı sıra eski şarkılarının remixleri ve canlı performansları ile kendini hatırlattı.

7/4/2009

Emre Aydın Biyografisi

Emre Aydın, 2 Şubat 1981′de Isparta’da doğdu. İlköğretimini Isparta’da tamamladıktan sonra Antalya Anadolu Lisesi’nden mezun oldu. Ardından Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi İktisat bölümünde öğrenim gördü.

2002 yılında Emre Aydın ve Onur Ela tarafından kurulan 6. Cadde grubuyla “Sing Your Song” isimli müzik yarışmasına katıldı ve 1574 adayı geride bırakarak “Dönersem” isimli şarkıları ile bicinci olup ilk albüm çalışmalarına başladı. Aynı yarışmada maNga 2. olurken, Kafein de 3. sırayı alır. Aynı yıl Universal Müzik tarafından yayınlanan toplama albümde “Dönersen” adlı parçaları yer alır.

Ardından 6 aylık stüdyo çalışması ile “Sabuha” adlı albümlerini çıkartırlar. 11 şarkının yer aldığı albümde, 9 şarkının söz ve müzikleri Emre Aydın’a aittir. 2003 yılında albümün çıkmasından 2 yıl sonra 2005′te 6. Cadde grubu dağılır. Grubun dağılma sebebi Onur Ela‘nın profesyonel müzik hayatını bırakma kararıdır.

6. Cadde grubu dağıldıktan sonra Emre Aydın müzik kariyerine tek devam etme kararı aldı ve solo çalışmalarına başladı. 2006 yılının Ekim ayında albüm çalışmalarını bitiren Emre Aydın, Sony BMG etiketiyle “Afilli Yalnızlık” adlı solo albümünü piyasaya çıkarttı. Albümün ilk klip çalışması albüm ile aynı adı taşıtan “Afilli Yalnızlık” adlı parçasına çekildi. Yon Thomas’ın yönettiği klipte Şebnem Dönmez rol aldı.

 

“Afilli Yalnızlık” adlı solo albümündeki 10 şarkının 9′unun söz ve müziği kendine ait olan Emre Aydın, Umay Umay’ın “Hareket Vakti Gelince” adlı şarkısını da bu albümde yorumladı. Albümün prodüktörlüğünü Haluk Kurosman üstlenirken, davulda Gripin grubundan İlker Baliç, bas gitarda Manga grubundan Cem Bahtiyar ve gitarda ise Vega grubundan Tuğrul Akyüz eşlik etti. Ardından albümdeki “Kim Dokunduysa Sana Ona git”, “Git”, “Belki Bir Gün Özlersin”, “Bu Kez Anladım” ve son olarak “Dayan Yalnızlığım” adlı şarkılarına klip çekildi. Bu çekilen klipler ile Emre Aydın bir çok müzik listesinde üst sıralara yerleşti.

Sanatçı en iyi çıkış, en iyi albüm, en iyi yorumcu gibi bir çok dalda ödül kazandı. Gripin’in kendi adını taşıyan ikinci stüdyo albümüne “Sensiz İstanbul’a Düşmanım” adlı parçasına konuk sanatçı olarak katıldı.

 

Emre Aydın “Avrupa’nın en iyi sanatçısı” ödülünü kazandı! (06 Kasım 2008)

MTV Avrupa Müzik Ödülleri‘nde Emre Aydın, tüm ülke birincilerini sollayarak birinci olmayı başardı. İngiltere birincisi, dünyaca ünlü şarkıcı Leona Lewis’i bile sollayan Emre Aydın artık Avrupa’nın En İyi Sanatçısı

En iyi Türk sanatçı ödülü’nün sahibi olan Emre Aydın Liverpool’da, Avrupa’nın en büyük müzik ödül töreni olarak kabul edilen “MTV Avrupa Müzik Ödülleri” töreninde, 06 Kasım Perşembe gecesi açıklanan oylama sonucunda “AVRUPA’NIN EN İYİ SANATÇISI” olmayı başardı ve dünyaca ünlü yıldızlar; Beyoncé Knowles, The Killers, Kid Rock, Duffy, Pink, Take That, Tokio Hotel, SugaBabes, Solange Knowles, Grace Jones ile aynı sahneyi paylaşma şansını elde etti…

 

En İyi Sanatçı’nın kimin olacağını belirlemek için 12 Ekim 2008 tarihinden bugüne tüm dünyadan gelen oylarla MTV Türkiye’nin adayı Emre Aydın Avrupa’nın Fatihi olmayı başardı. Bu yolda önce Hadise, Sagopa Kajmer, Hayko Cepkin, Hande Yener’ i eleyerek MTV Türkiye birincisi olamayı başaran Emre Aydın, katılan 21 Avrupa ülke birincilerini bile geride bırakarak “Avrupa’nın En İyi Sanatçısı” oldu.

Arkadaşlarım

Bağlantılarım

Blogcu ile yapıldı